28.10.2015

Nasılım...

 
Merhaba bir süredir bloguma gereken ilgiyi gösteremedigimi biliyorum. Paylaşmak istedigim onlarca şey varken tembellik ediyorum çünkü bilgisayarın kapağını hiç kaldırasım gelmiyor. Ne alaka diye düşünebilirsiniz, açıklayım. Elimde şuan samsung note 2 olmasına ragmen en sağlıklı paylaşımlar genede bilgisayar üzerinden hallediliyor. Ama bende öyle bir psikoloji olustu ki sanki o alete dokundugum anda kendime üzelecek bir neden bulacakmışım gibi... Yada merakıma yenilip eşimin sayfasına girerek heran sinirlerimi bozacak birseylerle karşılaşacakmışım gibi... Haliyle buda bende hala iç bulanıklığı yapıyor. Neyse sonuç şu ki; tam yatmak üzereyken telefondan da olsa ufak bi paylaşımda bulunabileyim istedim. 

  Son zamanlarda kendime yeni ugraşlar edinmeye çalışıyorum. Her zaman küçük hayallerimi yansıtan basit sözlerim vardı... Eş, bebek, hayvanlar ve kitaplar bütün mesele bu. Birde kahve olsun al sana huzur diye. Simdilerde aynı mantıkla kendime minik mutluluklar arıyorum. Milyonlarca kez varlığı için şükredebilecegim bir bebek, kitaplar ve kahve... Tabii o kitapların hiç birini kafam almıyor... Almıyor! Komidinimin üstü başlayıp bıraktıgım kitaplarla doldu. Gercekten aklı karışık olan insan kitap okuyamıyormuş... Şu incecik küçük prensi bile kaç günde bitirdim hiç hatırlamıyorum. Elbette ki tekrardan okumam gerekecek! Ve dogru algıladıysam zaten tekrar tekrar okunulası bi kitap. Sevildigi kadar da var yani!
Gülünün senin için böylesine önemli olmasının sebebi,
ona harcadıgın zaman...
 Birde dekorasyonla ugraşıyorum, tam bir ugraşma denilmesede... Odamın tek duvarını zor bela beyaza boyadım, sırf pembelik azalsın diye. Azcık hareket gelsin isterken zarif bi kitaplık yardımıyla favori kitaplarımı tam karşıma dizerek enerji buldum. Yetmez gibi birde kullanmayacagımı bile bile telefon kutularını keserek makyaj organizeri yaptım. Cidden manyaklaştım garantilik bi durum olursa bilmem neyle yollayacağız telefonları, hehehe x))

Telefon kutuları 
 Çok şükür bebek icin ufakta olsa alışveriş yapabildim. Malum vakit yaklaşıyor ve benide korkular sarıyorken, biraz moral oldu. Gerçekten evimize minik bir güneş dogacagını hissetmis olduk yani. Babam bile öyle heyecan yapmaya başladı ki, herşeyi cifter cifter almaya kalkınca zor tuttuk. Genede dayanamayıp bizden habersiz ertesi gün bazı seyleri alıp gelmis tabii... Şaşkınız... Acaba nasıl olacak, kime benzeyecek diye heyecan yapıp duruyorum. Cinsiyeti hala netlesmiş de degil. Doktorumuz ultrasona baka baka  şaşı olacak ama yok göstermiyor zibidi işte. Zibidi dedim dimi? Aslında tüm belirtiler erkek olacagı yönünde... Son anda bir süpriz olmazsa yanii... Açıkcası çevremde ne kadar canlı varsa, hazırlıklı ol Güner iki geliyor diyor. Allah benzetmesin! Yanii karekterini, babasının oglu olursa elbetteki sevinicem :) neden olmasın ki... Annem miniş miniş yelek hırka kazak patik vs ne bulduysa örmeye başladı bile. İnternette nerde havalı ilginç modeller varsa topladık. Maksat kız olursa ördükleri elimizde patlamasın... Üstelik karlıda bu iş baya baya hemde... 3 bucuk tl alınan bi top bebek ipinden 2 adet yelek çıkabiliyor! Düşünün yapabiliyorsanız hic durmayın... Sanırım simdilik anlatacaklarım bu kadardı. Sevgiyle kalın :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkürler. Yorum bırakmayı unutmayın ... ^.^